Şizofren hastaları gerçekle hayali ayırt edemiyor |
Yanıt Yaz
|
| Yazar | |
administrator
Yönetici
Kayıt Tarihi: 01.Ocak.2007 Aktif Durum: Aktif Değil Gönderilenler: 24 |
Alıntı Cevapla
Konu: Şizofren hastaları gerçekle hayali ayırt edemiyorGönderim Zamanı: 10.Nisan.2008 Saat 16:39 |
|
Şizofren hastaları gerçekle hayali ayırt edemiyor Gerçekle hayalin arasındaki ince çizginin arkasında saklıdır şizofreninin hikayesi. Kendilerinden başkasına zararları yok onların. Neyin gerçek neyin hayal olduğunun ayırımına varamıyorlar ama insanların onlara korkuyla bakmaları en büyük üzüntüleri...“Anne ben hep dünde çocuk kaldım” diyor şiirinde şizofren hastası Orhan Üsküner. İlk halisünasyonlarını 4 yaşında görmeye başlamış. 15 yaşında ise hayalleri ile gerçeği ayırt edemez olmuş. Bir gün Napolyon’la savaşta iken, ertesi gün mehter marşı eşliğinde Osmanlı ordusuyla harbe katılmış. Kimseye söyleyememiş gördüklerini, kendisi de bilmiyormuş yaşadıklarının ne olduğunu. Ta ki 30 yaşında bir kitapta psikolojik hastalıklar hakkında okuduğu yazı nedeniyle doktora gidene kadar. Bir dizi test sonrası teşhis konup tedavisi başlamış Üsküner’in. Hayatından 12 yılını şizofrene kaptırmış olanlardan biri de Serdar Doğan. “12 yıllık acı ile geçen bir uyku dönemi” diyor hastalık sürecine Serdar. Annesi Aysel Doğan’ın desteği ve yeni çıkan ilaçların sayesinde hastalığını büyük ölçüde atlatabilmiş. Şimdi Serdar ve annesi, Şizofren Dostları Derneği’nde şizofren hastaları ve yakınlarına yardımcı olmak için çalışıyorlar. Anne Aysel Doğan derneğin başkan yardımcısı ve şizofren hastaları için bir rehabilitasyon merkezi yaptırmak istiyor. Gerçekle hayalin arasındaki ince çizginin arkasında saklıdır şizofrenin hikayesi. Nobel ödüllü bilim adamı John Forbes Nash da bir şizofrendi. Hayatı, Russel Crowe’un kendisini canlandırdığı “A Beautiful Mind / Akıl Oyunları” adlı filme konu olan Nash, şanslı şizofrenlerden. Eşinin desteği, okuduğu ve eğitmenlik yaptığı okulda hastalığının sorun olarak görülmemesi, onun gerçekle hayali ayırt etmesini sağlamış. Oysa dünyada ve özellikle de ülkemizde şizofren hastaları bu kadar şanslı değiller. Onlar kaderleri ve tedavileriyle baş başa bırakılmışlar. Zaten kendi içlerine kapanık olan hastalar ve aileleri toplumdan gelen tepkiler nedeniyle sosyal hayattan soyutlanmak zorunda kalıyorlar. Şizofrenlerin neyin gerçek neyin hayal olduğunun ayırımına varamadıklarını söyleyen Marmara Üniversitesi Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Gül Ünsal Barlas, tam olarak nedeni anlaşılamasa da şizofrenin, beyinde hücreler arası iletişimi sağlayan adrenalin ve dopamin gibi kimyasal maddelerden, dopaminin fazla miktarda salgılanması olduğunu belirtiyor. Dopaminin fazla salgılanması onların kimsenin duymadığı sesleri duymasına, görüntüleri görmesine sebep oluyor. Benim çocuğum şizofren, ne yapacağım? Aysel Doğan, 4 yıl önce bir tıp kongresinde oğlunun şizofren olduğunu ve hastalığı süresince neler çektiklerini anlatmıştı. Türkiye’de bir ilkti. Tüm televizyon kanallarının ana haber bültenlerine konuk olmuş, tedavisi mümkün olan ve herkesin başına gelebilecek şizofreniye yakalananlara toplumda neden bu kadar tepkili olunduğu sorusunu sormuştu. Serdar Doğan, annesi Aysel Hanım’ın büyük desteğiyle 12 yıl önce yakalandığı şizofrenden kurtuldu. Serdar Doğan 12 yıllık bir uyku dönemi geçirdiğini söylüyor ve hayata alışmaya çalışıyor. Şizofren hastaları yürümeyi yeni öğrenmiş çocuk heyecanıyla geliyorlar derneğe. Dernekte hastalara yönelik terapilerin yanı sıra ailelere yönelik terapiler de yapılıyor. Hastalığı tanıtmaya ve toplumdaki yanlış inanışları düzeltmeye çalışıyorlar. Zira hastalığa yakalanmış yakınlarına nasıl davranması gerektiğini bilmeyen çok fazla insan var Düzenleyen administrator - 10.Nisan.2008 Saat 16:39 |
|
![]() |
|
Yanıt Yaz
|
| Forum Atla | Forum İzinleri ![]() Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |